30 Haziran 2022 Perşembe

İnsan özgürleşmesi, hayvan özgürleşmesinden ayrı düşünülebilir mi?



İnsan özgürleşmesi, hayvan özgürleşmesinden ayrı düşünülebilir mi? (*)

 

(*)  Yalçın Ergündoğan tarafından hazırlanan bu çalışma 11 Haziran 2022’de İzmir Barosu ve Mülkiyeliler Birliği İzmir Şubesi’nce düzenlenen “Yaşam alanlarında insan ve hayvan birlikteliği Çalıştayı“nda sunulmuştur.

 

Geçtiğimiz yıllarda WikiLeaks, 'Stratfor' (gölge istihbarat örgütü) dosyasını da açmıştı. Belgelerden öğrendik ki; Coca-Cola, ‘Gölge CIA’ diye bilinen Stratfor’a hayvan hakları örgütü PETA’yı izletmiş. Stratfor’un sayısız “büyük” müşterilerinden Coca-Cola, hayvan haklarını savunan ve dikkat çekici, gündem belirleyen protestolarıyla öne çıkan ABD merkezli 'Hayvanlara Etik Davranış İçin Mücadele Edenler Birliği' (PETA)'yı izletmiş ve örgüt hakkında istihbarat istemiş. 2005 yılında da, FBI, ABD'nin en büyük tehlikesinin, çevreciler ve hayvan hakları savunucuları olduğuna ilişkin bir alarm vermişti. ABD'nin genel anlamda 'terörist' eylemlerden, El Kaide gibi yabancı yapılanmalar dışında çevreci ve hayvan hakları gurupları gibi sivil toplum kuruluşlarını sorumlu tutması o dönemde, Senato'daki Çevre ve Sosyal Hizmetler Komitesi'nin şaşkınlığına ve tepkisine neden olmuştu. Suçlamaları yapan FBI yetkililerinin en çok üzerinde durduğu iki grup, ABD merkezli gruplar olan Hayvan Kurtuluş Cephesi 'Animal Liberation Front' (ALF) ve 'Dünya Kurtuluş Cephesi' (Earth Liberation Front (ELF) olmuştu. Bu gurupların yanısıra, çevreciler ve hayvan hakları savunucularından oluşan listeye, FBI İngiltere merkezli Huntingdon'daki "Hayvan Zalimliğine Son Örgütü" (SHAC)'nü de katmıştı. 

[SHAC, Huntingdon'daki Yaşam Bilimleri Laboratuvarı'nda engelli hayvanları iyileştiren ve dünya çapında örgütlendiğini belirten bir kuruluş. O tarihte yaptığı açıklamada dünyanın hiçbir yerinde illegal eylemlere destek vermediklerini, amaçlarının hayvanlara yönelik zalimliği durdurmak olduğunu belirtmişti…]                                                                                                                                                 

                                                * * *

Günümüzde, özellikle de Türkiye’de “hayvan korumacılık” ya da “hayvan severlik” diye algıladığımız şey tümüyle hayvan hakları savunuculuğunu kapsamıyor. Gündelik yaşamda karşılaştığımız sokak hayvanlarına ve onları korumaya yönelik bilgileri ve yaklaşımları içeriyor. 

Oysa ki dünyada hayvan hakları mücadelesinin çok daha geniş boyutlar aldığını, bu mücadelenin tıpkı insan hakları mücadelesi gibi, cinsiyet ayrımcılığınaırkçılığa karşı mücadele ve benzeri hak mücadeleleriyle eklemlendiğinin farkındayız artık.

Bu konuda Hayvan Özgürleşmesi kitabının da yazarı Peter Singer şöyle diyor: “Siyah Özgürleşmesi, Eşcinsel Özgürleşmesi vb. hareketlere aşinayız. Kadın Özgürleşmesi hareketinin de doğmasının ardından bazı kişiler bu yolun sonuna gelindiğini düşündüler. Cinsiyet temeline dayalı ayrımcılık, evrensel olarak kabul edilen, gizlemeye gerek duyulmadan uygulanan, eskiden beri ırksal azınlıklara karşı hiçbir önyargıları olmamasıyla övünen liberal çevrelerde bile geçerli olan son ayrımcılık biçimidir, dendi. Ama “son ayrımcılık biçimi” ifadesini kullanırken daima dikkatli olmalıyız.

 Daha sonra, insanlar ve insan dışı hayvanlar arasındaki bariz farklılıklara rağmen, acı çekme yetisi açısından onlarla aramızda bir fark olmadığını ve bu durumun onların da tıpkı bizim gibi çıkarları olduğu anlamına geldiğini belirtmiştim. Sırf bizimle aynı türe mensup olmadıkları gerekçesiyle onların çıkarlarını göz ardı eder ya da önemsiz görürsek, kaba ırkçıların ve cinsiyetçilerin mantığını benimsemiş oluruz. Irkçılar ve cinsiyetçiler de, kendi ırklarına ve cinsiyetlerine mensup kişilerin, diğer tüm özelliklerinden ve niteliklerinden bağımsız olarak, sırf bu özelliklerinden dolayı daha üstün bir ahlaksal statüye sahip olduklarını düşünürler. Çoğu insan akıl yürütme yetisi ve diğer zihinsel yetiler açısından insan dışı hayvanlardan daha üstün olabilir; ama bu, insanlarla hayvanlar arasında çizdiğimiz çizgiyi haklı çıkarmaya yetmez….” ( Peter SingerNew York Review of Books, cilt 50, sayı 8, 15.5.2003, Çeviri: Hayrullah Doğan)

Yalçın Ergündoğan, 'Hayvan Özgürleşmesi' kitabının yazarı ünlü felsefeci Peter Singer ile. (Mayıs 2005, İstanbul)



 Gündelik dilimizde sık sık kullana geldiğimiz “hayvan sever” ya da “hayvan korumacılar”la, “hayvan hakları savunucuları”nı birbirinden ayırmak gerekiyor. İlk iki gruptakiler ile “hayvan hakları savunucuları”nı kalın çizgilerle ayırt eden en önemli nokta, hayvan hakları savunucularının ayrım gözetmeksizin tüm hayvan türlerinin hakları ve özgürlüklerini savunmasıdır. Hayvan haklarını savunanlar, hayvanları “yiyecek” ya da “giyim malzemesi”, “eğlence” ya da “deney aracı” olarak kullanmanın çok yanlış olduğuna inanır .  Kuramsal bir çerçeveye oturtulmasında hayli yol alınan bu karşı çıkış yaklaşımında, konuya kafa yoranlardan Tom Regan şöyle yaklaşıyor:

“Bireyler eşit içsel değere sahipse, onlara gösterilecek muamaleyi bir adalet meselesi olarak belirleyen her ilke, onların eşit değerini göz önüne almalıdır. Şu ilke (saygı ilkesi) bu koşulu yerine getirir: İçsel değere sahip bireylere, içsel değerlerine saygılı bir şekilde davranmalıyız. Saygı ilkesi, eşitlikçi, mükemmelci olmayan bir biçimsel adalet yorumu ortaya koyar. Bu ilke, içsel değere sahip bazı bireylere (örneğin sanatsal ya da bilimsel erdemlere sahip olanlara) göstereceğimiz muamale için geçerli olmakla kalmaz, içsel değere sahip bütün bireylere içsel değerlerine saygılı bir şekilde muamele etmemizi emreder, dolayısıyla bir yaşamın öznesi olma kriterine uyan bütün bireylerin saygın muamale görmesini şart koşar. Ahlaken ister etkin ister edilgin olsunlar, biz bu varlıklara eşit içsel değerlerine saygılı şekilde muamele etmeliyiz.

 Hayvanlara saygı göstermek, bir nezaket meselesi değildir, bir adalet meselesidir. Çocuklara, zihinsel gelişimini tamamlamamış olanlara, demanslı yaşlılara ya da ahlaken edilgin diğer varlıklara karşı görevlerimizin temelinde, ahlaken etkin varlıkların “duygusal ilgileri” yatmaz; onların içsel değerine saygı duyulması yatar. Ahlaken etkin varlıkların ahlaken ayrıcalıklı konumda oldukları anlayışı, mitten ibarettir.

Hayvan hakları kuramı için sunduğumuz argümanlar bunlar. Eğer bunlar sağlamsa, hayvanlar da bizim gibi bazı temel haklara sahip demektir - özellikle de, içsel değer sahibi varlıklar olarak adalet gereği hak ettikleri saygılı muameleyi görme hakkına.”  (Tom Regan’ın The Case for Animal Rights (1983) adlı kitabından seçilmiş bölümlerden oluşan metin The Animal Ethics Reader, ed. Susan J. Armstrong ve Richard G. Botzler, Londra ve New York: Routledge, 2003, s. 17-21’den kısaltıp çeviren: Elçin Gen, Birikim, Sayı:195)


Bir hayvanın güzel ya da cana yakın olmasısevimliliği gibi ölçütler hayvan hakları savunucularının mücadelesinde belirleyici değildir. Hayvanları sevmek zorunluluğu yoktur. Ama haklarına saygı göstermek zorunludur. Hayvan hakları savunucuları bütün hayvanların çıkarlarının en iyi şekilde gözetilmesi gerektiğini düşünür ve bir hayvanın çıkarlarının gözetilmesi için o hayvanın mutlaka “şirin”, “insanlara yararlı” ya da “soyunun tükenme tehlikesi içinde olması”nın ya da herhangi bir insanın onları sevmesinin gerekmediğini savunur. Bu düşünce ve yaklaşım uyarınca “sanayi tipi üretim” olarak adlandırılan ve hayvanların en ağır işkence altında bulunan hayvan üreticiliğine karşı çıkar.

Türcülüğün reddi, diğer önyargı biçimlerinin de reddedilmesi gereğini içerdiği için güçlüdür. Hayvan hakları savunucuları hayvanların sömürülmesine ahlaken yanlış olduğu için karşı çıkarlar. Çünkü hayvanların sömürülmesi, ahlakî cemaate ait olma kriterinin keyfî ve ahlakla ilgisiz bir biçimde belirlenmesine dayanır - tıpkı ırkçılık, cinsiyetçilik ya da homofobi gibi.

Türcülük insandışı hayvanların iktisadî çıkar adına sömürülmesine göz yumar, tıpkı iktisadî adaletsizliğin işçi sınıfının sömürülmesine yol açması gibi. Hayvan haklarının tanınması yoksulların çıkarlarına ters düşmez; bilakis, onların yararınadır. Hayvancılık sadece ekolojiyi tahrip etmekle kalmıyor, yeryüzünün bütün sakinlerini besleyecek kadar gıda üretilmesini de engelliyor. Hayvan hakları savunucusu bütün hayvanlar için adalet talep eder - insan ya da insandışı. Türcülüğe karşı çıkmak, kapitalizmde bütün ezilenlerin sömürülmesine karşı çıkmayı gerektirir; insan hayvanların [human animals] ezilmesine karşı çıkan bütün solcular, kendilerine şu soruyu sormalı: Neden haklar söz konusu olduğunda, yeryüzünü paylaştığımız, hissetme yetisine sahip diğer canlıları dışarıda bırakıyorlar? Buna karşılık, hayvan hakları hareketi içerisindeki insanların da şunu anlaması gerek: Tutarlı  bir hayvan hakları hareketi, bütün canlılar için adalet talebinde bulunmalı…” (Anna E. CharltonSue CoeGary L. Francionehttp://www.animal-law.org/library/left.htm adresinde yer alan, “The American Left Should Support Animal Rights: A Manifesto” Çeviren: Elçin Gen)

 


HAYVAN HAKLARI KONUSUNDAKİ ALGI VE FİKRİYATIN GELİŞİMİ

1871 yılında birçok bilim insanı, Charles Darwin’in ileri sürdüğü evrim kuramını kabul etmeye başladı. Darwin’in İnsanın Türeyişi kitabı yayımlandıktan sonra insanlar ilk kez tanrının kendi suretinde yarattığı ve diğer hayvanlardan ayrı tuttuğu canlılar olmadıklarını, tam tersine diğerleri gibi birer hayvan olduklarının farkına vardılar. Darwin’in evrim kuramının ortaya atıldığı yıllarda insanlar hayvanları aşağı canlılar olarak görüyorlardı. Darwin’in evrim kuramıyla birlikte insanlarla hayvanlar arasındaki farkların genellikle varsayıldığı kadar büyük olmadığı dikkate değer bir düşünce olarak gelişmeye başladı.

İzmir Barosu ve Mülkiyeliler Birliği İzmir Şubesi tarfından düzenlenen “Yaşam Alanlarında İnsan ve Hayvan Birlikteliği Çalıştayı” (11 Haziran 2022)


İnsanlık tarihinin çeşitli evrelerinde gelişen ve yaşanan gelişmeler, insan türünün bir entelektüel devrim yaşamasına da vesile oldu. Ne var ki, insan hâlâ diğer türler üzerinde büyük bir zorbalık uyguluyor, günümüzde kapitalist üretim ilişkilerinin yol alması ile insan türü, muhtemelen hayvanlara tarihin bütün dönemlerinden daha fazla acı çektirir hale geldi.

Hayvan hakları kuramcılarının önde gelenlerinden Gary L. Francione’a göre, “Hayvanlar sadece meta olarak görülmeye devam ettikleri sürece, onlara karşı uygulan muamelelerde anlamlı farklılıklar gerçekleşmez.” (Gary L. FrancioneHayvan Haklarına Giriş: Çocuğunuz mu Köpeğiniz mi? (İletişim Yayınları)

İzmir Barosu ve Mülkiyeliler Birliği İzmir Şubesi'nce düzenlenenm “Yaşam Alanlarında İnsan ve Hayvan Birlikteliği Çalıştayı”ndan... (11 Haziran 2022)


Günümüzde insan türünün ortak aklı, çeşitli zihinsel değişimler geçirmiş olsa da, hayvanların meta olarak görülmesi yaklaşımında maalesef köklü bir değişiklik olmamıştır.

“İnsan doğası konusunda iyimser olanlar da, sinik olanlar da sonucun kendi görüşlerini doğruladığını iddia edebilirler. Hayvan deneylerinde ve diğer hayvan sömürülerinde önemli değişiklikler oldu. Avrupa’da, halkın çiftlik hayvanlarının refahını önemsemeye başlaması sayesinde hayvancılık sektörü bütünüyle dönüşüme uğramaya başladı. İyimserler için belki de en cesaret verici unsur, milyonlarca aktivistin hayvan hareketini desteklemek için zamanlarını ve paralarını seve seve feda etmeleri, çoğunun hayvan sömürüsünü desteklememek kaygısıyla beslenme ve yaşam tarzlarını değiştirmeleri. Vejetaryenlik ve veganlık (hiçbir hayvansal ürün kullanmamak) Kuzey Amerika’da ve Avrupa’da otuz yıl öncesine göre çok daha yaygın. Bunun ne kadarının hayvanlarla ilgili olduğunu kestirmek zor, ama şüphesiz bir bölümü öyle.

Diğer taraftan, hayvanların ahlaksal statüsüne ilişkin felsefi tartışmalar genellikle olumlu bir gelişme göstermekle birlikte, halktan insanlar türlerinden bağımsız olarak tüm varlıkların çıkarlarının eşit derecede önemsenmesi ilkesini benimsemekten hâlâ çok uzak görünüyorlar. Çoğu insan et yemeye ve en ucuz et hangisiyse onu satın almaya devam ediyor; bu et için kesilen hayvanın ne kadar çok acı çektiğini bilmiyor. Tüketilen hayvanların sayısı otuz yıl önceye göre çok daha fazla ve Uzakdoğu’daki refah artışının getirdiği et talebi bu sayının çok daha büyümesi tehlikesini doğuruyor. Ayrıca, Dünya Ticaret Örgütü’nün kuralları, Avrupa’nın hayvan refahı standartları düşük ülkelerden et ithal etmeyi reddetmesini güçleştirerek bu alandaki gelişmeleri tehdit ediyor.” (Peter SingerNew York Review of Books, cilt 50, sayı 8, 15.5.2003, Çeviri: Hayrullah Doğan)

 


HAYVANLARIN DENEYLERDE KULLANILMASI

Hayvanların özgürleşmesi insanların özgürleşmesiyle diyalektik bir bütünlük taşıdığı unutulmamalıdır.

 Hayvanlar da tıpkı insanlar gibi eşit doğarlar ve aynı var olma hakkına sahiptirler. Yabani türden olan bütün hayvanlar da, kendi özel doğal çevrelerinde karada, havada ve suda yaşama ve üreme hakkına sahiptir. Hayvanlar tıpkı insanlar gibi, hissetme yetisine sahiptir. Oysa, tüm dünyadaki karşı çıkışlara rağmen hayvanlar üzerinde onlara fiziki ya da psikolojik acı çektiren deneyler yapılabiliyor.

13 Haziran 2004'ten, Ağustos 2008'e dek dönemin BirGün gazetesi'nde her hafta Yalçın Ergündoğan'ın editörlüğünde yayınlanan ve 'Türkiye medyasının en özgün tematik sayfası' kabul edilen DÜNYA YALNIZ BİZİM DEĞİL sayfası'ndan bir örnek. Sayfada, Yalçın Ergündoğan imzalı köşe yazısı dışında, 'PATİ DEĞİNMELERİ' adıyla da (bir köpeğin ağzından Ergündoğan'ca kaleme alınan) düzenli olarak yayınlanan bir diğer köşe yazısı da yer alıyordu.


PETA’nın yaptığı kaynak taramaları ve elde ettiği verilere göre; Tıp tarihçileri, yaygın bulaşıcı hastalıklara bağlı ölüm oranlarında 1900’lerden bu yana yaşanan düşüşün, beslenme ve hijyen standartlarının yükselmesine bağlı olduğunu, hayvan deneylerinden elde edilen bulguların bu gelişmede hiçbir payının olmadığını göstermiştir. Tıp alanındaki önemli gelişmelerin büyük kısmı hayvan deneylerinden bağımsız buluşlar sayesinde gerçekleşmiştir: Anestezi, stetoskop, morfin, radyum, penisilin, yapay solunum, röntgen ışını, antiseptikler, CAT, MRI ve PET taramaları; bakteriyoloji ve mikrop/bakteri çalışmaları; kolesterol ile kalp hastalığı, sigara ile kanser arasındaki bağın keşfi; HIV virüsünün saptanması vb. Hayvan deneyleri bu ve benzeri gelişmelerde hiçbir rol oynamamıştır. Deney verileri, iki milyonu aşkın üyesiyle dünyanın en büyük hayvan hakları örgütü olan Hayvanlara Etik Muamele İçin Mücadele Edenler Derneği’nin (PETAPeople For The Ethical Treatment of Animalshttp://peta.org sitesinden edinilmiştir.)


BEN MERKEZCİ VE KİBİRLİ İNSAN TÜRÜ

 İnsan türü ben merkezci. Kibirli. En “akıllı”, en “zeki” hayvan türü olduğu iddiasında. Hatta kendisini bir hayvan türü olarak dahi görmüyor. Tüm dünyada, “en akıllı” olduğunu sanan insan türünün içinden daha akıllı olduğunu iddia edenlerin kurduğu düzenlerin bugün vardığı nokta, “kâr daha fazla kâr” güdüsüyle varlığını ancak sürdürebiliyor. Bu durum da her şeyin alınıp satılabilir hale dönüştürülmesine neden oluyor. Doğaya da, canlı yaşamına bakışta da bu yaklaşım etkili.  Diğer tüm canlı türleriyle birlikte üzerinde yaşadığımız gezegen, “insan türü”nün açık tehdidi altında. Bu tehdidi durdurmak mümkün elbette. Belki de, bugün bu mücadelede sivil toplum örgütlerine duyulan ihtiyaç dün olduğundan daha fazla…

 Doğanın da hayvanların da ne kendilerini savunacak 'avukatları', ne çıkarlarını koruyacak 'sendikaları', ne de 'oy hakları' var. Tam da bu nedenle; tüm canlıların 'yaşam haklarını' savunan, onlarla birlikte, yaşamı eşit ve adilce paylaşabilmek için, 'türcülüğü' reddeden bir noktadan baskı ve sömürüye karşı çıkan duyarlı insanlara çok iş düşüyor... Unutmayalım, Dünya Yalnız Bizim Değil...


(*)  Yalçın Ergündoğan tarafından hazırlanan bu çalışma 11 Haziran 2022’de İzmir Barosu ve Mülkiyeliler Birliği İzmir Şubesi’nce düzenlenen “Yaşam alanlarında insan ve hayvan birlikteliği Çalıştayı“nda sunulmuştur.

 

 

                                          * * *

 


HAYVAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ

 

15 Ekim 1978’de Paris UNESCO evinde ilan edilen Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi

 

1. Bütün hayvanlar yaşam önünde eşit doğarlar ve aynı var olma hakkına sahiptirler.

 

2. Bütün hayvanlar saygı görme hakkına sahiptir. Bir hayvan türü olan insan, öbür hayvanları yok edemez. Bu hakkı çiğneyerek onları sömüremez. Bilgilerini hayvanların hizmetine sunmakla görevlidir. Bütün hayvanların insanca gözetilme, bakılma ve korunma hakları vardır.

 

3. Hiçbir hayvana kötü davranılamaz, acımasız ve zalimce eylem yapılamaz. Bir hayvanın öldürülmesi zorunlu olursa, bu bir anda, acı çektirmeden ve korkutmadan yapılmalıdır.

 

4. Yabani türden olan bütün hayvanlar, kendi özel doğal çevrelerinde karada, havada ve suda yaşama ve üreme hakkına sahiptir. Eğitim amaçlı olsa bile özgürlükten yoksun kılmanın her çeşidi bu hakka aykırıdır.

 

5. Geleneksel olarak insanların çevresinde yaşayan bir türden olan bütün hayvanlar uyumlu bir biçimde türüne özgü yaşam koşulları ve özgürlük içinde yaşama ve üreme hakkına sahiptir.

 

6. İnsanların yanlarına aldıkları bütün hayvanlar doğal ömür uzunluklarına uygun sürece yaşama hakkına sahiptir. Bir hayvanı terk etmek acımasız ve aşağılık bir davranıştır.

 

7. Bütün çalışan hayvanlar iş süresi ve yoğunluğunun sınırlandırılması ve güçlerini artırıcı bir beslenme ve dinlenme hakkına sahiptir.

 

8. Hayvanlara fiziki ya da psikolojik bir acı çektiren deneyler yapmak hayvan haklarına aykırıdır. Tıbbi, bilimsel, ticari ve başkaca biçimlerdeki her türlü deneyler için de durum böyledir.

 

9. Hayvan beslenmek için yetiştirilmişse de bakılmalı, barındırılmalı, taşınmalı, ölümü de acı çektirmeden ve korkutmadan olmalıdır.

 

10. Hayvanlardan insanların eğlencesi olsun diye yararlanılamaz, hayvanların seyrettirilmesi ve hayvanlardan yararlanılan gösteriler hayvan onuruna aykırıdır.

 

11. Zorunluluk olmaksızın bir hayvanın öldürülmesi yaşama karşı suçtur.

 

12. Çok sayıda yabani hayvanın öldürülmesi demek olan her davranış bir soykırım, yani bir suçtur.

 

13. Hayvan ölümüne de saygı göstermek gerekir. Hayvanın öldürüldüğü şiddet sahneleri sinema ve televizyonda yasaklanmalıdır.

 

14. Hayvanları koruma ve savunma kuralları, hükümet düzeyinde temsil olunmalıdır. Hayvan hakları da insan hakları gibi yasayla korunmalıdır.

 


                                                   *



OKUMA LİSTESİ

- Gary L. Francione, Hayvan Haklarına Giriş: Çocuğunuz mu Köpeğiniz mi? (İletişim Yayınları)

- Tom Regan, Kafesler Boşalsın, (İletişim Yayınları)

- Peter Singer, Hayvan Özgürleşmesi,  (Ayrıntı Yayınları)

- İsmet Sungurbey, Hayvan Hakları (Maltepe Üniversitesi Yayınları)

- Konrad Lorenz, Hz. Süleyman’ın Yüzüğü,  (Cumhuriyet Kitapları)

- Boria Sax, Toplumun Aynasında Karga,  (Kitap Yayınevi)

-  Jeffrey Moussaief Masson,  Köpekler Aşk Hakkında Asla Yalan Söylemez, (Kitap Yayınevi)

- Tamer Dodurka, Köpeklerde Davranış Sorunları (Remzi Kitabevi)

- Yalçın Ergündoğan, Yaşam Savunusu,  (Belge Yayınları)

- Micheal Tobias,  Öfke,  (Versus Yayınları)

-  MarcBekoff, Düşünen Hayvanlar,  (Kitap Yayınevi)

- Leslie Irwine, Biz ve Onlar, (İletişim Yayınları)

   Hayvan Hakları,  Özel sayı, (Notos Dergisi,Sayı:21)

-  Hayvan-İnsan: Hak, Şefkat, Sorumluluk, Hayvan Hakları Özel Sayısı,  (Birikim Dergisi, Sayı: 195)

Türk Hukukunda Hayvan Hakları Mevzuatı,  (İstanbul Barosu Yayınları)

 


 


  

* * *

Yalçın Ergündoğan
 X: @Y_Ergundogan    Threads:  @Yergundogan
Mastodon:  @Yergundogan    E-Posta: yalcin.ergundogan@gmail.com


_________________________________



16 Mayıs 2022 Pazartesi

"Arf Sabiti" / İzmir Devlet Tiyatrosu Konak Sahnesi...


"Arf Sabiti" / İzmir Devlet Tiyatrosu Konak Sahnesi...



Adını dünya matematik literatürüne geçiren Türkiyeli dahi matematikçi Cahit Arf’ın yaşamına odaklanan Arf Sabiti” (*) adlı tiyatro oyununu; biraz gecikmeli de olsa; Konak Sahnesi'nde, İzmir Devlet Tiyatrosu oyuncularından izledik...

Cumhuriyet'in kuruluş yıllarındaki dönemin aydınları gibi, Cahit Arf'ın yaşamının da yeniden kuruluşu önceler şekilde geçtiği gerçeği sahneye oldukça başarılı şekilde yansıtılmış.

Oyunu henüz izlememiş olanlara duyurulur...


FOTOĞRAF: Oyundan. (*) Arf değişmezi (Arf Sabiti) Prof. Cahit Arf'ın matematik alanında yaptığı dünyaca kabul görmüş matematiksel değerin adı. [Cisimlerin kuadratik formlarının sınıflandırılması üzerine yaptığı çalışmada Cahit Arf'ın bulduğu formül.]

CAHİT ARF'ın YAŞAMINDAN...

Sonradan daha iyi anlaşılacağı gibi darbecilerin 'koşulları oluşturma' girişimleri sürecinde, yani Türkiye'nin12 Eylül 1980 faşist askeri darbesine doğru dolu dizgin gittiği günlerde önde gelen bazı akademisyenler Genelkurmay Başkanlığı'na çağrılır.

CAHİT ARF


Generaller, hocalar arasından ODTÜ'den Cahit Arf'a; “Bizim de harp akademilerimiz var, oralarda da üniversite seviyesinde eğitim veriliyor ama oralarda hiçbir karışıklık olmuyor. Nedir bu üniversitelerin hali Cahit Bey?” şeklinde azarlayan tonda bir soru yöneltirler.

Herkesin gözleri hocaların hocası Ord. Prof. Cahit Arf’a döner. Cahit hoca'nın yanıtı unutulmaz bir ders gibi olur:

“Bu çocuklar hiçbir zaman kendilerine öğretilenleri sorgusuz sualsiz ezberlemezler ve doğruluğuna kayıtsız şartsız inanmazlar.
Çünkü biz bile öğrettiğimiz şeylerin doğruluğundan şüpheliyiz. Eğer öğreteceğimiz her şeyden emin olsaydık orası zaten üniversite olmazdı!
Ülkedeki karışıklığın ve olası ihtilallerin gerçek sorumluları, gerginlik içine itilmiş büyük sayıların korkunç gücünü hesaplayamayan yöneticilerdir.”

2009 yılında 10 TL’lik banknotların arkasına fotoğrafı yerleştirildi.


İzmir Devlet Tiyatrosu, tarihi Konak Sahnesi salonu


KISA YAŞAM ÖYKÜSÜ

Cahit Arf; (11 Ekim 1910, Selanik - 26 Aralık 1997, İstanbul).

Yüksek Öğrenimini Fransa'nın Ecole Normale Superieure'de tamamladı. Bir süreliğine Galatasaray Lisesi'nde Matematik öğretmeni olarak çalıştı. İstanbul Üniversite'sinde Doçent adayıydı. Doktora yapmak için Almanya'ya gitti ve 1938 yılında doktorasını Göttingen Üniversitesi'nde tamamladı.

Arf Sabiti oyunundan...

Türkiye'ye dönüp İstanbul Üniversitesi'nde önce profesörlüğe, daha sonra Ordinaryus profesörlüğe erişti. Robert Koleji'nde Matematik dersleri verdi. Sonrasında ABD'ye gitti. Kaliforniya Üniversitesi'nde konuk öğretim üyesi görevinde bulundu. 1967 yılında Türkiye'ye döndükten sonra, ABD'den birçok teklif alsa da o Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nde göreve başladı. 1980 yılında emekli oldu.

Türkiye'nin yetiştirmiş olduğu önemli bilim insanlarından olan Cahit Arf, çok sayıda bilimsel çalışmaya imzasını attı. 1943 yılında İnönü Ödülü'nü, 1974 yılında TÜBİTAK Bilim Ödülü'nü kazandı. 1980 yılında emekliye ayrıldıktan sonra bile TÜBİTAK'ın geliştirilmesinde önemli çalışmalar yaptı. TÜBİTAK'ın Gebze Araştırma Merkezi'nde emeklilikten sonra da görev yaptı. 1983 ile 1989 yıllarında 'Türk Matematik Derneği' başkanlığı görevini yürüttü. 1997 yılında bir süredir çektiği kalp rahatsızlığı nedeniyle hayata veda etti.


* *




İzmir Devlet Tiyatrosu Konak Sahnesi salonundan...



ARF SABİTİ

1 Perde, 1 saat 20 dakika.r

Yazan: Feraye Şahin

Yöneten: M. Sadık Yağcı

OYUNCULAR:

Cahit Arf: Yusuf Köksal
Bernhard Riemann: Serkan Kunter
Elif/ Fatma/ Halide: Burcu Aksakal
Aziz Arf/ Rıdvan: Ersin Ayhan
Fatma: Neşe Arat
Dündar/ Şefik Erensü: Ali Ulvi Hünkar
Sami Ayan / Helmut Hasse: Ö. Devrim Akkaya


13 Mayıs 2022






[13 Mayıs 2022, İzmir Devlet Tiyatrosu, Konak Sahnesi... ]


 1 Perde - 1 saat 20 dakik

#İzmirDevletTiyatrosu


* * *







_________________________________________________________

11 Mayıs 2022 Çarşamba

Gezi Parkı tutuklamalarına tepki gösteren 888 yurttaş, kendilerini savcılığa ihbar etti...


Osman Kavala

Gezi Parkı tutuklamalarına tepki gösteren 888 yurttaş, kendilerini savcılığa ihbar etti...



Gezi Parkı Davası'nda mahkeme, Osman Kavala'ya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası vermiş, Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Can Atalay, Mine Özerden, Yiğit Ali Ekmekçi, Tayfun Kahraman'a da 18’er yıl hapis cezası verilmişti.

BENİM DE ARALARINDA OLDUĞUM İMZACILAR: "Gezi sürecinde onlar ne söyledilerse, ne yaptılarsa biz de aynını yaptık, aynı sözleri söyledik! Onlar suçlu sayılıyorsa biz de suçluyuz!..."


* *


5 Haziran 2013, Gezi Parkı'nda...



Gezi Davası'nda tutuklanan Osman Kavala, Mücella Yapıcı, Çiğdem MaterHakan AltınayCan AtalayMine ÖzerdenYiğit Ali EkmekçiTayfun Kahraman'a destek veren 888 yurttaş, yayınladıkları bildiriyle kendilerini savcılığa şikayet etti. 8 tutuklu için 888 kişinin imzaladığı bildiride, "Gezi sürecinde onlar ne söyledilerse, ne yaptılarsa biz de aynını yaptık, aynı sözleri söyledik. Onlar mahkûm edilirse bizim de mahkûm edilmemiz gerekir" denildi.


Gezi Parkı Davası'nda mahkeme, Osman Kavala'ya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası vermiş, Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Can Atalay, Mine Özerden, Yiğit Ali Ekmekçi, Tayfun Kahraman'a da 18’er yıl hapis cezası verilmişti.

Tutuklamalara tepki gösteren 888 yurttaş imzaladıkları ortak metinle kendilerini savcılığa şikayet etti. Ortak metin şöyle:


"Biz aşağıda imzası bulunanlar Osman Kavala ve 18 yıla mahkûm edilen arkadaşlarımız: Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Mine Özerden, Ali Hakan Altınay, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Yiğit Ekmekçi ile beraberiz. Gezi sürecinde onlar ne söyledilerse, ne yaptılarsa biz de aynını yaptık, aynı sözleri söyledik. Onlar mahkûm edilirse bizim de mahkûm edilmemiz gerekir.  Onlar suçlu sayılıyorsa biz de suçluyuz.
Onlarla fikir ve eylem birliği içinde olduğumuzu beyanla kendimizi savcılığa ihbar ediyoruz.
"

Gezi Parkı, Haziran 2013







ORTAK AÇIKLAMAYI İMZALAYAN 888 YURTTAŞ


A. Haluk Ünal, A. Nail Karakaş, A. Recai Ersoy, A. Rıza Aksın, Abdulhakim Daş, Abdulkadir Ertekin, Abdullah Demirbaş, Abdullah Göllü, Abdullah Kaya, Adalet Makar, Adil Okay, Adnan Vural, Afşin Kum, Ahmet Ağaoğlu, Ahmet Arat, Ahmet Aykaç, Ahmet Çevik, Ahmet Çiçek, Ahmet Dindar, Ahmet Doğan Fırtına, Ahmet Erkan, Ahmet Ersoy, Ahmet Güler, Ahmet Güngören, Ahmet Haşim Köse, Ahmet Hicri İzgören, Ahmet İnsel, Ahmet Kale, Ahmet Karataş, Ahmet Kardam, Ahmet Malkoçoğlu, Ahmet Nihat Güren, Ahmet Uzunkaya, Ahmet Ümit, Ahmet Volkan Üstündağ, Ahmet Yılmaz, Akın Atauz, Alaattin Ekici, Alev Er, Ali Açan, Ali Bilge, Ali Ekber Çelik, Ali Ekber Kaypakkaya, Ali Ekber Pekşen, Ali Ezman, Ali Fuat Karaöz, Ali Gürlek, Ali Haldenbilen, Ali İhsan Bekmezci, Ali İhsan Uçar, Ali Kerim Mutlu, Ali Kulçay, Ali Olgun, Ali Şen, Ali Yaycıoğlu, Alime Şimsek, Altan Açıkdilli, Altay Öktem, Altıok Gürol, Anjel Dikme, Arif Ali Cangı, Arif Belgin, Arif İsmet Yılmaz, Arif Müezzinoğlu, Asım Kaytaz, Aslı Filiz, Aslı Göksel, Asuman Sarı, Asuman Yelen, Atilla Atasoy, Atilla Bahçıvan, Atilla Göktürk, Atiye Doğurga, Attila Tuygan, Avni Kalkan, Aycan Kafescioğlu, Aydın Aydoğan, Ayfer Saki, Ayhan Çelik, Aykurt Nuhoğlu, Ayla Seyhan, Aynur Hayrullahoğlu, Aynur Özuğurlu, Ayseli Saki, Aysu Yazıcıoğlu, Aysun Özgören, Aysun Umay, Ayten İçli, Ayşe Ayben Altunç, Ayşe Batumlu Kaya , Ayşe Çetinbaş, Ayşe Erzan, Ayşe Gözen, Ayşe Gül Altınay, Ayşe Hür, Ayşe Sözeri, Ayşe Vural, Ayşegül Devecioğlu, Ayşegül Kaya, Ayşen Anadol,

Gezi direnişi'ne müdahaleler sırasında yaşama doymadan aramızdan alınanlar...



Ayşen Karapaşaoğlu, Ayşen Şahin, Ayşenur İğdem, Ayşin Ersoy, Ayten Gümüşel, Aziz Gökdemir, Aziz Nejdet Sayın, Babür Pınar, Bahadır Altan, Bahar Arıtürk, Bahar Topçu, Barış Engin, Barış Trak, Baskın Oran, Bedia Gönenç, Bedri Arık, Behice Uzun, Beril Sözmen, Berin Erol, Berna Kılınç, Berna Yeşilyurt, Berrin Pırnar Demirci, Berrin Sönmez, Beşir Özmen, Betül Parlak, Bilal Şadi Oğuz, Birsen Temir Saraç, Bora Bıçakcı, Burak Çopur, Burak Delier, Bülend Tuna, Bülent Atamer, Bülent Danışoğlu, Bülent Gündoğmuş, Bülent Ufuk Ateş, Bülent Utku, Bülent Yazıcıoğlu, Cafer Solgun, Cahit Yılmaz, Can İkizler, Canan Arıcı, Canan Atay, Candan İpekçi, Caner Ertay, Celal Fırat , Celal Korkut Yıldırım, Celalettin Can, Cem Özatalay, Cem Tüzün, Cemal Doğan, Cemal Polat, Cemil Tosunoğlu, Cemile Güleç, Cengiz Akandil, Cengiz Aktar, Cengiz Arın, Cengiz Pala, Cengiz Tekin, Cengiz Uzuner, Cevad Özdil, Cevher Bilgin, Cevriye Aydın, Ceyda Kızıltuğ, Cihan Pelen, Coşkun Üsterci, Cumhur Yavuz, Çağatay Anadol, Çağatay Kılıç, Çağla Seven, Çağlar Gürbüz, Çağlayan Üçpınar, Çayan Okuduci, Çetin Ali Nergis, Çetin Yücel Yazganoğlu, Çiğdem Kafescioğlu, Çiğdem Özçelik, Demet Parlar, Deniz Altınay, Deniz Melisa Ergenç, Deniz Türkali (Batıbeki), Didem Azapcı, Dilara Akay, Dilaver Erbilgin, Dilek Dobrucalı, Dilek Kalça, Dilek Yıldız, Diler Bosut Güven, Doğan Bermek, Doğan Halis , Doğan Özgüden, Doğan Özkan, Doğan Yıldız, Dursun Bulut, Duygu Dalgıç, Duygu Kurhan, E. Çetin Gürer, Ecem Öztürk, Ekmel Ertan, Elber Rhawi, Elçin Aşuroğlu, Elif Çetinkaya, Elif Taş, Elif Ünal, Emel Budak, Emel Kurma, Emel Şensezgin, Emel Tezcan, Emel Uzman, Emin Kaya, Emine Akın Fırat, Emine Altun ŞENEL, Emine Eyyüboğlu, Emine Nur Diler, Emire Samra, Emrah Yılmaz, Emre Pekgönenc, Ender Seren, Engin Bodur, Engin Şami, Enver Dodanlı, Erdal Doğan, Erdal Karayazgan, Erdal Kılıçkaya, Erdinç Güner, Erdoğan Aydın, Erdoğan Kahyaoğlu, Erdoğan Yılmaz, Eren Can, Ergin Cinmen, Ergun Gedizlioğlu, Ergün Önal, Ergün Özgür, Erhan Öğüt, Erkan Çabuk, Erol Köroğlu, Erol Özdoğan, Erol Özkoray, Ersin Sözeri, Ertuğrul Barka, Esat Korkmaz , Esat Yarar, Esen Acarer, Esin Çamlıbel, Esin Çığ, Esin Eren, Esma Itır Ay, Esma Yaşar, Esra Güçlüer, Esra Koç, Esra Mungan, Esvet Ersoy, Evren Gönül, Eylem Akar, Ezel Akay, Ezgi Ekinci, Fadime Sarıkaya, Faik Alper Sökmen, Faik Güleryüz, Faruk Sevim, Fatih Balkan, Fatih Fethi Aksoy, Fatih Kuroğlu, Fatime Akalın, Fatin Kanat, Fatma Akdokur, Fatma Albayrak, Fatma Aysun Sakin, Fatma Bostan Ünsal, Fatma Gülçin Toker, Fatma Mefkure Budak, Fatma Müge Göçek, Fazıl Ahmet Tamer, Ferdağ Ergin Öztürk, Ferhat Tunç, Feride Eralp, Ferihan Karasu, Ferit Barut, Ferit Sabri Dağdelen, Ferit Toklu, Feyyaz Uysal, Feyzi Coşkun, Fırat Mahir Göksu, Figen Haciköylü, Figen Küçüksezer, Figen Özkan, Fikret Başkaya , Filiz Kardam, Filiz Mut, Filiz Savaşkan, Firdes Nazan Eroğlu, Firdevs Güremen, Fulya Önay, Funda Başaran, Füsun Alpay, Füsun Leventoğlu Noyan, Gabriel Ağırman, Galip Yazgan, Gazanfer Karlıca, Gençay Gürsoy, Gizem Kastamonulu, Gonca Uygun, Gökay Erol, Gökhan Aksay, Gökhan Kaya, Gönül Görgülü, Gönül İlken, Gönül Öner, Gönül Özyurt, Gönül Sevindir, Gül Ergül, Gül Meriç, Gül Tokay, Gül Yağıcı, Gülay Gürvit, Gülay Seher Başböyük, Gülayşe Koçak, Gülbahar Akça, Gülden Aykanat, Güleda Erensoy, Güler Sandallı Özgen, Güler Uyanık, Gülgün Ağabeyoğlu, Gülnur Acar Savran, Gülnur Aksop, Gülnur Yılmaz, Gülser Kayır, Gülseren Kurdaş, Gülseren Onanç, Gülsün Konuray, Gülten Gülay, Gülten Sönmez Seber, Günay Göksu Özdoğan, Güner Karatekin, Güngör Erçil, Güngör Şenkal, Gürel Tüzün, Gürhan Ertür, Gürkan Develi, Gürsel Altuncevahir, Güzin Alpaslan, Habib Bektaş, Habip Orak, Hacer Ansal, Hacı Orman, Hadi Cin, Hakan Arıtürk, Hakan Ozan Erzincanlı, Hakan Tahmaz, Haldun Açıksözlü, Haldun İleri, Halil Savda, Halim Bulutoglu, Halime Nüket Tüzün Bekman, Halime Şaman, Haluk Ağabeyoğlu, Haluk Özsoy, Haluk Yurtsever, Hamide Bezirci, Hamiyet Akkaya, Handan Ögeer, Handan Turhanlı, Hanife Yüksel, Harun Toptan, Hasan Cemal , Hasan Faruk Alpkaya, Hasan Fehmi Nemli, Hasan Harmancı , Hasan Hüseyin Aslan, Hasan Kara, Hasan Pişkin, Hasan Ürel, Hatice Meltem Figen, Haydar Ergülen, Haydar Yakar, Hıdır Erdoğan, Hıdır Sarıoğlu, Hikmet Durukanoğlu, Hulusi Zeybel , Hülya Gülbahar, Hülya Havadır, Hürriyet Karadeniz, Hürriyet Yergün, Hüseyin Baltacı, Hüseyin Cavit Sarıoğlu, Hüseyin Demirkan, Hüseyin Eminoğlu, Hüseyin Esentürk, Hüseyin Güven, Hüseyin Habip Taşkın, Hüseyin Kara, Hüseyin Köse, Hüseyin Vedat Oğuz, Hüsnü Öndül, Işık Kırmacıoğlu, Işıl Ünal, İbrahim Aydın Bodur, İbrahim Demir, İbrahim Fikri Talman, İbrahim Özkurt, İbrahim Şahin, İbrahim Ucin, İbrahim Ünal, İclal Dinçer, İdil Eser, İhsan Öz, İkram Doğan, İlhan Nevşehirli, İlke Çandırbay, İlkiz Hancıoğlu, İlknur Alcan, İmren Sipahi, İnan Gedik, İnci Altürk, İnci Hekimoğlu, İnci Tuğsavul, İpek Ongun, İrem Afşin, İshak Kocabıyık, İsmail Arıcı, İsmet Hüsrevoğlu, İsmet Tolunay, Jaklin Çelik, Jale Parla, Jale Sarıdoğan, Jean-Pierre Dopange, Jini Güneş, Johanne Leclerc Trak, K. Bülent Serttaş, Kadir Akın,


Kadir Cangızbay, Kadir Tümay İmre, Kalender Beydilli, Kamil Kartal, Karabekir Akkoyunlu, Karabet Orunöz, Kasım Kaplan, Kazım Gündoğan, Kazım Yılmaz, Kemal Akkurt, Kemal Behzatoglu, Kemal Karadeniz, Kemal Keleş, Kenan Davuyoğlu, Koçer Karatepe, Koray Doğan Urbarlı, Korkut Akın, Kuban Altınel, Kumru Toktamış, Kurtuluş Binici, Kurtuluş Özden Çallı, Kutbedin Balık, Kuvvet Lordoğlu, Latife Akyüz, Levent Başpınar, Levent Çağatay, Levent Köksal, Levent Mutlu, Levent Üzümcü, Leyla Büyük, Leyla Demir, Linda Acıman, Ludmilla Büyüm, Lütfi Bağçeci, Lütfiye Bozdağ, M. Cânân ARIN, M. Nadir Kaya, Mahir Arduç, Mahir Göksu, Mahmut Boynudelik, Mahmut Konuk, Mazlum Subaşı, Mebuse Tekay, Mehlika Bulut, Mehmet Aktürk, Mehmet Ali Nergiz, Mehmet Antmen, Mehmet Bozkurt, Mehmet Cihangir, Mehmet Doğan, Mehmet Güç, Mehmet Karaaslan, Mehmet Karol, Mehmet Nur, Mehmet Özgül, Mehmet Rasgelener, Mehmet Reha Korman, Mehmet Sait Aydın, Mehmet Şevket Atalay, Mehmet Tomanbay, Mehmet Tursun, Mehmet Tüm, Mehmet Türkay, Mehmet Uğur, Mehmet Uluışık, Mehmet Ural, Mehmet Yazıcı, Melek Özman, Meliha Dündar, Melike Beyhan Tüzün, Melis Behlil, Meltem Cansever, Meltem Kılıçcı, Meltem Mirzaoğlu, Meral Serinyel, Meral Yılmaz, Merih Alanyalı, Meryem Güneş, Meryem Turan, Metin Avdaç, Metin Günay, Metin V. Bayrak, Mevhibe Ceyhan, Meyzi Barın, Mine Gündoğdu, Mine Topçu, Mithat Solmaz, Mohan Ravichandran, Muhammet Çekiç, Muharrem Deniz, Muharrem Söker, Muhsin Bostancı, Mukadder Eray, Murat Akagündüz, Murat Akaslan, Murat Deha Boduroğlu, Murat Kafescioğlu, Murat Polat, Murat Saklayıcı, Murat Yalnızoğlu, Musa Metin, Mustafa Akçakaya, Mustafa Elveren, Mustafa Göllücü, Mustafa Kemal Coşkun, Mustafa Köz, Mustafa Orhan, Mustafa Paçal, Mustafa Semih Kavaklı, Mustafa Şener, Mustafa Taner Gören, Mustafa Ünlü, Muti Ceviz, Muzaffer Doyum, Muzaffer Kaya, Müjgan İlter, Münevver Kaynak Türkmen, Mürsel Aksoyoğlu, Müzeyyen Dal, Nadir Uçar, Nadire Mater, Nakiye Boran, Nazan Aksoy, Nazar Büyüm, Nazire Yaman, Nazlı Buket Yazıcı, Nazlı Ongan, Nazmi Algan, Necati Abay, Necati Şahin, Necdet Dizman, Necdet Saraç, Necmiye Alpay, Nejat Taştan, Nejla Açıkyer, Nejla Okyay, Nergis Erdoğan, Nergiz Ovacık, Neslihan Gülel, Neslihan Ülkü, Nesrin Nas, Nesrin Sungur Çakmak, Nesteren Davutoğlu, Neşat Eyüp Yıldırım, Neşe Dursun, Neşe Erdilek, Neşe Özgen, Nihayet Düzel, Nil Mutluer, Nil Yüzbaşıoğlu, Nilgün Açıkgöz, Nilgün Doğançay, Nilgün Kennedy, Nilgün Özşahin, Nilgün Yurdalan, Nilüfer Benal, Nilüfer Tapan, Nimet Demir, Nimet Tanrıkulu, Nur Akın, Nur Bekata Mardin, Nur Çiğdem Tezel, Nur Özşimşek, Nuran Öztürk, Nuran Yüce, Nuray Filiz, Nuray Mert, Nurcan Baysal, Nurcan Özkaplan, Nurettin Akbaş, Nurettin Çivi, Nurettin Körg, Nurettin Öztatar, Nurhan Becidyan, Nurhan Sidal, Nuri Ödemiş,

Nusret Doğruak, Nuşin Arslan, Nüket Esen, Oğuzhan Yıldız, Okşan Erdoğan, Olcay Şimşek, Olga Hünler, Onur Hamzaoğlu, Onur Özgür, Orhan Alkaya, Orhan Aydın, Orhan Doğançay, Orhan Erdinç, Orhan Silier, Osman Çakmakçı, Osman Erol Anık, Osman Kale, Osman Okkan, Osman Öztürk, Oya Baydar, Oya Berk, Ömer Ersun, Ömer Faruk, Ömer Faruk Kırnıç, Ömer Güven, Ömer Kavili , Ömer Madra, Ömer Özgen, Ömer Sami Yılmaz, Ömürden Kısagün, Önder Algedik, Önder Öner, Önsel Gürel Bayralı, Özdemir Aktan, Özden Kaya, Özgür Bolkan, Özhan Karazeybek,

Bilgesu Erenus ile "Gezi Kitaplığı"nda... (Haziran 2013)


 Özlem Özhabeş, Özlem Özkan, Özlem Semint, Özlem Teke, Pakrat Estukyan, Pınar Ağabeyoglu, Pınar Ömeroğlu, Pınar Pektaş , Pınar Ünlü, Rabia Kıraç, Ramazan Çavdar, Ramazan Gezgin, Ramazan Tuncer, Raşit Tükel, Recep Kahraman, Recep Maraşlı, Refia Nuray Bilgen, Reyan Tuvi, Reyhan Özdilek, Rıdvan Doğan, Rıfat Karadağ, Rıfat Yüzbaşıoğlu, Rıza Türmen, Rober Koptaş, Roni Margulies, Ruhi Demiray, Ruhi Koç, Ruken Arslan, Rukiye Eker Ömeroğlu, Sabahat Nakçi, Sabri Eyyüboğlu, Sabri Orcan, Sabri Yılmaz, Sacit Sungu, Sadık Levent Özer, Sadık Kantarcı, Sadiye Kızılöz, Saffet Ercan, Saime Tuğrul, Sait Çetinoğlu, Samet Mengüç, Sami Evren, Samiye Kahraman, Satia Advan, Seda Alp, Seda Berzeg, Seda Öztürkoğlu, Seda Polat, Sedat Atalay, Selahaddin Güleç, Selami Bulut, Selay Ertem, Selçuk Erez, Selçuk Ertan, Selen Öz, Selim Çağatay, Selim Mahmutoğlu,


Haziran 2013, Gazi Direnişi hatırası...

 Selin Irazca Geary, Selma Esen, Selma Güngör, Selman Boyacıoğlu, Sema Alpan Atamer, Sema Bayraktar, Sema Keçik, Sema Varol, Semih Bilgen, Semra Olgun, Semra Somersan, Serap Birlik, Serap Kaya, Serap Kayhan, Serap Yakut, Serdar Elçi, Serdar M. Değirmencioğlu, Serdar Sabuncu, Serhan Tuğlular, Serhat Baysan, Serhat Karaaslan, Seriman Esen Mete, Sermet Parkın, Serra Ulusoy, Servet Demir, Sevda Bozkurt, Sevda Köksoy Küey, Sevil Turgut, Sevilay Çelenk, Sevim Çınar, Sevim Lektemur, Sevim Özdemir, Sevtap Metin, Seyfi Mengüllüoğlu, Sibel Bahadır, Sibel Çetingöz, Sibel Hasdemir, Sibel Özbudun, Sibel Perçinel, Sina Has, Sinan Biçici, Sinan Göknur, Sinan Kayalıgil, Sinan Tutal, Sinan Yıldız, Sinem Öztürk, Siracettin Şimşek, Suat Bozkuş, Suat Turan, Suat Yaman, Sultan Bozyurt, Sultan Gülsün, Sultan Tekinarslan, Suzan Işık, Süheyl Kamil Açıkel, Süleyman Akyürek, Süleyman Eryılmaz, Süleyman Özkaplan, Şaban Özbek, Şadi Polat, Şahide Ağaoğlu, Şahika Yüksel, Şahin Tekgündüz, Şanar Yurdatapan, Şebnem Çelebi, Şebnem Korur Fincancı, Şebnem Ungan, Şehbal Şenyurt Arınlı, Şemsa Özar, Şenay Çöte, Şengül Yüksel, Şengün Kılıç, Şenol Karakaş, Şenol Ünal, Şerif Gündeşlioğlu, Şerife Ergun, Şükriye Ercan, Şükrü Dinlerer, Tahsin Yeşildere, Talat Büyük, Talat Kırış, Taner Akçam, Taner Akınvar, Tansu Arkayın, Tarık Seden, Tatyos Bebek, Tayfun Arkayın, Tayfun Demir, Temel Demirer, Temel İskit, Temel Pamir, Temel Yolgeçenli, Tezcan Durna, Tijen Mergen, Tolga Bektaş , Tuba Nur Bakaçhan, Tuna Altınel, Tuna Emren, Tuncay Çelen, Tuncay Gökduman, Tunç Mehmet Tanyeri, Turap Günay, Turap Satılmış, Turgay Kurultay, Turgut Bayır, Turgut Çimen, Turgut Öker, Tülay Tecimer, Tülin Çelik, Tülin Özturan, Tülin Öztürk, Tülin Üstün, Türkan Taş, Türkan Yılmaz, Ufuk Uras, Umur Coşkun, Ülkü Gürışık, Ülkü Karatekin, Ülkü Özen, Ülün Toker, Ümit Aktaş, Ümit Kaya, Ümit Kıvanç, Ümit Seviğ, Ümit Sezer, Ünal Karasu, Üstün Reinart, Vedat Şentöregil, Veli Büyükşahin, Vezan Karabulut, Viki Çiprut, Volkan Çıdam, Yahya Zenginer, Yalçın Ergündoğan, Yaman Öğüt, Yasemin Çelik, Yasemin Göksu, Yasemin Gülbol, Yasemin Kalı, Yasemin Sebahat Akdöl, Yaşar Güven, Yaşar Küçükaslan, Yavuz Okçuoğlu, Yavuz Ünal, Yelda Emek, Yeşim Karaoğlu, Yeşim M. Atamer, Yıldırım Şahin, Yıldız Önen, Yılmaz Nişancı, Yılmaz Özçay, Yusuf Çakır, Yusuf Dağcı, Yusuf Demir, Yusuf Kırmızısakal, Yusuf Köse, Yusuf Kul, Yusuf Nazım, Yusuf Ünler, Yücel Demirer, Yücelay Sal, Zafer Kıraç, Zale Karademir, Zehra Kabasakal Arat, Zehra Şenaltındağ, Zehra Şenoğuz, Zehra Yılmaz, Zeki Rüzgar, Zeki Yalçındere, Zekiye Kürkçüoğlu, Zeliha Altuntaş, Zerrin İren Boynudelik, Zeynep Akıncı, Zeynep Alpar, Zeynep Atikkan, Zeynep Casalini, Zeynep Duygu Ağbayır, Zeynep Günsür, Zeynep Kadirbeyoğlu, Zeynep Sert, Zeynep Tanbay, Zeynep Taymas, Zihni Karaçay, Zişan
Yakupoğlu Cull, Ziya Bayram , Ziya Gökerküçük, Zuhal Karamehmet, Züleyha Nur, Zülfikar Karakaya.


İstanbul, Taksim 'Gezi Parkı'nda dayanışma ile kurulan  Çapulcu Eczanesi





TIKLAYINIZ >>:  Osman Kavala'nın 22 Nisan 2022 tarihinde yaptığı SAVUNMA'nın tam metni...



* * *


Yalçın Ergündoğan
 X: @Y_Ergundogan    Threads:  @Yergundogan
Mastodon:  @Yergundogan    E-Posta: yalcin.ergundogan@gmail.com


_________________________________




9 Mayıs 2022 Pazartesi

"İntiharın Genel Provası" / İzmir Devlet Tiyatrosu...

 

"İntiharın Genel Provası" / İzmir Devlet Tiyatrosu...


Bu gece İzmir Devlet Tiyatrosu'nun "İntiharın Genel Provası" adlı oyunun izleyici ile ilk buluşmasına katıldık.
Gözlemimize göre; oyuncuların performansı ve oyunun sahneye konuşu gayet başarılı idi.


Oyunda anlatılan hikayenin karmaşık konusu, sahneye yansıtılabilmesi açısından oldukça zor.
Son dönemde dünyada yaşanan kaotik siyasal krizin, mikro milliyetçilikle bütünleşmesi henüz çözümlenebilmiş, baş edilebilmiş bir sorun değil.

Oyun, bu zor durumun içinden bir ilk örnek olarak; Yugoslavya'nın bölünerek dağılması sürecinden sonraki insan/birey yaşamlarındaki parçalanmayı sahneye yansıtmaya çalışıyor.
Daha doğrusu, çıldırma, bunalım, yaşamdan soğuma tat almama hali...


* *

Josip Broz Tito

Yazar, oyunda Josip Broz Tito (7 Mayıs 1892, Kumrovec - 4 Mayıs 1980, Ljubljana) dönemi sosyalist Yugoslavya’da yaşanan dağılma ve kapitalist restorasyonun acı sonuçlarını, ekonomik çöküş ile başlayan parçalanma ve savaş sürecini metaforlarla, gerçekleri simgeleştirdiği nesnelerle anlatmaya çalışmış.

Umudun tükenmesi, gelir dağılımının bozulması, yanı sıra insanların var olmak için ödeyeceği bedellerin yüksek olması... Yeni düzen içinde insanların tükenmeye dönük bunalımları ve parça parça ölüme yaklaşmaları...

Süreç, adeta "intiharın genel provası" gibi...



*

İzmir Devlet Tiyatrosu Konak Sahnesi








[İzmir Devlet Tiyatrosu Konak Sahnesi, 4 Mayıs 2022]


* *

"İntiharın Genel Provası"

2 Perde. (2 saat 40 dakika.)
Yazan: Duşan Kovaçeviç
Çeviren: Bilge Emin
Yöneten: Metin Sadık Yağcı


OYUNCULAR:
İntihar Eden Adam ve İntihar Eden Adamın Erkek Kardeşi: Arif Yavuz
Kaptan, İşadamı, Psikiyatr, Avukat: Ö. Devrim Akkaya
Kadın: Mina Yorulmaz
Balıkçı: Deniz Burak Mersinli


* * *



@Y_Ergundogan



______________________________________________________________________